Bedirhan GÖKÇE - Sen Gidersen
SEN GİDERSEN
Sen gidersen sesin gider
Kokun gider yüzün gider
Ay dolanır pusularda
Tenim titrer gecem biter
Sen gidersen yüzün gider
Martı küser baykuş öter
Senden kalan son hatıra
İki damla yaşın gider
Sen gidersen boyun gider
Posun gider sözün gider
Bir şey kopar yüreğimden
Çatılmadık kaşın gider
Sen gidersen kim kıskanır
Kim dolanır pencereme
kimler gelir kimler geçer
Çift kapılı şu hücrede
Sen gidersen sohbet gider
Tadım gider tuzum gider
Dinlediğim her şarkıda
Tel kırılır sazdan düşer
Sen gidersen başkent gider
içim üşür ayaz düşer
İzmir de konak meydanı
İstanbul da taksim düşer
Sen gidersen canım gider
Adın geçer içim titrer
Şu dağlanmış yüreğime
Sevda denen akkor düşer
Sen gidersen herşey gider
Sesin gider,sesim düşer
Sen gidersen ey sevgili
Ben biterim,şiir biter...
Bedirhan GÖKÇE
Pazartesi, August 10, 2009, Kategori: Bedirhan Gok_e : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaþýna Gönder!
Bedirhan Gökçe - Bir Pazar Günü
Salı, Nisan 5, 2009, Kategori: Bedirhan Gok_e : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaþýna Gönder!
BARAKMUSLU MEZARLIĞI - Atilla Ilhan
Barakmuslu Mezarlığı
kuş uçmaz, kervan geçmez, karanlık tuttu yolları
gözün gönlün kararmış sen nasıl gecesin hey gidi
buğdaysız, çavdarsız kara ekmeğe benzersin
yıldızların, hani yıldızların, çiçeklerin nerdeler
kalbin neden durmuş rüzgarı kesilmiş değirmen gibi
suya indi çakallar, suya indi söğüt dalları
barakmuslu mezarlığı kımıldanır için için
barakmuslu mezarlığında seyran seyran ölüler
kuş uçmaz, kervan geçmez, karanlık tuttu yolları
gözün gönlün kararmış sen nasıl gecesin hey gidi
ben ne inim ne cinim, ben bir garip ademim
barakmuslu köyünden selamsız oğlu bekir
yıkılası hanede sekiz boğaz altıma bakar
ben kendimi toprak bilirim, toprak beni baba bilir
benim köyümde avrat bile toprak gibi sevilir
ben ne inim ne cinim, ben bir garip ademim
nideyim bu mezarda babam yok, yalnız anam var
dedem yok bu mezarda, fukara ninem yatar
söyleyin dağlar-taşlar ben selamsız oğlu bekir
iki gözüm iki ateş parçası, iki taş parçası iki elim
yıkılası hanede sekiz boğaz altıma bakar
gece düşer, barakmuslu mezarlığı dirilir
barakmuslu mezarlığında seyran seyran ölüler
bir giden bir daha dönmez, gitti gider
sen harami yusuf, her yaranda bir çiçek açmış
sen hasretlik şakir, mapuslarda ölen şakir
evladım kadir nasıldı o seni dağda mı vurdular?
ya hüsne gelin, yar yoluna serden geçmiş
fadimem, sıtmalar girdi kanına fadimem
barakmuslu mezarlığı cümlemize mekân oldu
barakmuslu mezarlığında koyun koyuna girdiler
bir giden bir daha dönmez, gitti gider
barakmuslu mezarlığı cümlemize mekân oldu
iki elim kızıl kanda selamsız oğlu bekirim
hem babam hem dedem yad ellerde kurban oldu
herkesin kökü toprakta, bir ben köksüz gibiyim
şavkın yok, ateşin yok, sen nasıl gecesin hey gidi
gözün gönlün kararmış, tadın tuzun kalmamış
yıldızların, hani yıldızların, çiçeklerin nerdeler
ben ne inim ne cinim, selamsız oğlu bekirim
benim babam, benim dedem yad ellerde öldüler
bir giden bir daha dönmez, gitti gider
neylersin oğlum bekir, bak işte ben dedim
benim mezarım yoktur dardanos şehitleri de
kül oldu yirmiüç baharım kıvırcık bir mart günü
başımı ayrı gömdüler, gövdemi ayrı gömdüler
ya gazi ya şehit diye geldik, şehit olduk
iki gözümle gördüm topların ölüm tükürdüğünü
tövbeler olsun göklerin veremli gibi öksürdüğünü
neylersin oğlum bekir, şehitlik alın yazısı
benim dedemin de trablustan geldi künyesi
biraderim ismail vurulmuş akar kanları
ah şipkanın balkanları, ah şipkanın balkanları
ninen köyde uyudu, biz gazada uyuduk
kırıldı kanadımız, kaldık çöllerde
ya gazi ya şehit diye geldik, şehit olduk
ben sakaryada bir kavak ağacıyım, yel eser inlerim
sakarya ığranıp gider, ben sakaryayı beklerim
selamsız duran çavuş barakmusludan
ah başıma gelenler, yapraklarım, gözlerim
ben sakaryada bir kavak ağacıyım, yel eser inlerim
benim mezarım yoktur, ben üçüncü taburdan
bir kahpenin kurşunu geldi, gelip ciğerimi deldi
"at ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır"
ben öldüm, selamsız çavuştan bir garip kavak kaldı
telli kavak, telli kavak ne uzarsın boyuna
suya indi çakallar, suya indi söğüt dalları
söğüt yaprağı narin, gözlerim yanıyor gözlerim
kuş uçmaz, kervan geçmez, karanlık tuttu yolları
ben ne inim, ne cinim siz kimsiniz? kimsiniz?
derviş gibi nerden gelip böyle nereye gittiniz?
barakmuslu mezarlığı kımıldanır için için
benim dedem benim babam yad ellerde öldüler
yüreğimi zehir ettin sen nasıl gecesin hey gidi
kapkara, gözü yaşlı mezar taşına benzersin
yıldızların, hani yıldızların, çiçeklerin nerdeler
ben ne inim ne cinim, selamsız oğlu bekirim
yad elde ölmek istemem, dedem gibi babam gibi
iki elim kızıl kanda, sekiz boğaz altıma bakar
ağlar mı şipkanın balkanları, ben ağlarım
babam duran çavuştan, kavak ağacından dilerim
telli kavak, amanın telli kavak derdime bir çare
yüreğimde bir yılan çöreklenmiş yatar
barakmuslu köyündenim, selamsız oğlu bekirim
ben bu köyde doğmuşum, bu köyde ölmek isterim
Çarşamba, Eylül 22, 2008, Kategori: Atilla Ilhan : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaþýna Gönder!
<- : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->